21 Aralık 2015 Pazartesi

Büyüme Geriliğinde Erken Teşhisin Önemi




Çocuklarımızın büyüme geriliği için büyüme hormonu yetersizliğini, çocuğun boy veya kilosunun yaşıtlarına göre geri olması şeklinde tanımlarken, bunun daha çok boy kısalığı şekliyle kendini gösterdiğini ifade edebiliriz. Boy kısalığının genetik, yapısal, organik, çevresel nedenlere bağlı olabileceği gibi sağlıklı bir çocuğun ergenlikte kızlar için yılda ortalama 8-9 cm ve erkekler için 10-11 cm aralığında uzamasının normal olduğunu doktorlarımız belirtiyor.

Büyüme hormonu azlığının keşfinde her hastalıkta olduğu gibi erken teşhisin önemli olduğunu ve uyarıcı belirtilerin erken keşfinde ailelere çocuklarının kıyafetlerinin takibini düzenli olarak yapmalarını ve genetik unsurları da göz önünde bulundurarak yaşıtları ile büyümelerinin karşılaştırılması gerekiyor.

Ortalama olarak bir çocukta, 0-1 yaşta 25 cm, 1-2 yaşta 12 cm, 2-4 yaş arası yılda 7 cm, 4 yaş-ergenlik arasında 5-6 cm, ergenlikte kızlarda ortalama 20,5 cm, erkeklerde 27,5 cm uzama bekleniyor.Aksi takdirde doktora danışması gerekmektedir
.
Sağlıklı büyüme için Proteinden zengin, dengeli bir beslenme şekli olması gerekiyor. Karbonhidrat ve yağ içeren, meyve ve sebze içerikli doğal beslenme ürünlerinin aşırıya kaçmadan tüketilmesi çok önemlidir.Çocuklar için uyku saatinin çok önemli olduğunu vücudun dayanıklılığını arttırması ve büyümeye pozitif etkisi açısından basketbol, voleybol ve yüzme gibi sporların yapılmasının da çocuklarımızın büyümesine çok büyük katkı sağlamaktadır.


Yeni Yıl İçin Alınabilecek En Güzel Hediye

Şimdi yazının başlığına bakıp hemen uçak, araba, sonsuz para diyeceğimi düşünüyorsunuz biliyorum ama bu sefer başka bir hediyeden bahsedeceğim. Yılbaşı yaklaşırken evde aile üyeleri tarafından gizli gizli işler çevrilmeye başlar. Herkes kendi hediyesini en güvenli yere saklamaya çalışır aynı zamanda diğerlerinin hediyelerini bulmaya çalışır. Bu yıl evde yılbaşı için hediyemi biraz erken buldum. Gardırobun en arkasında hışırdayan bir torba içerisinde hediye saklanırsa olmaz.
Neyse ben şu hediye kısmına geçeyim. Daha gelmeyen yılbaşının hediyesi: Oral-B şarjlı diş fırçası. Denemeye çekiniyordum ama hediye gelince keşke daha önce alsaymışım dedim kendi kendime.
Oral-B, profesyonel diş temizleme aletlerinden esinlenerek tasarlamış bu şarjlı diş fırçaları ile mükemmel bir temizlik deneyimi sunuyor. Diş plaklarını temizlemekte manuel fırçalardan çok daha etkili bir sonuç veriyor, ilk kullanımdan sonra bile daha önce sanki hiç bu kadar iyi dişlerimi fırçalamamışım gibi hissettim. Üç boyutlu oynar başlık sayesindeyse normal bir fırçanın yapamayacağı kadar hareket edip, normalde ihmal ettiğimiz ulaşamadığımız yerlere bile ulaşıyor. Fırça başlıkları dişleri tamamen sararak birçok noktaya temas ediyor ve muhteşem sonuçlar almamı sağlıyor.
Ağız bakımına çok önem veren birisi olarak bu benim için en iyi yılbaşı hediyesi oldu. Siz de yeni yılda sevdiklerinize Oral-B şarjlı diş fırçası hediye ederek onları mutlu edebilirsiniz.
Ürünleri incelemek ve yılbaşı indiriminden yararlanmak için tıklayınızBu arada, Burcu Esmersoy'lu videosunu da paylaşmadan duramadım :)

Bir boomads advertorial içeriğidir.

18 Aralık 2015 Cuma

Proteinlerin Çocuk Gelişimine Önemi



Çocuklar yaş grupları ne olursa olsun devamlı bir büyüme ve gelişme süreci içindeler. Enerji ve besin öğeleri ihtiyaçlarının karşılanması da, bu büyüme ve gelişme sürecine ayak uyduracak seviyede olmalı. Çocukların bu dönemi sağlıklı bir şekilde geçirebilmek için ihtiyaç duydukları en önemli besin öğelerinden birisi ise proteindir. Büyüme ve gelişmenin sağlanması dışında, sağlıklı ve kaliteli büyümeyi de yine proteinler sağlar.

Banvit’in desteğiyle İstanbul, Ankara, İzmir illerinde ebeveynleri gözetimindeki 751 çocuğa uygulanan anket sonuçlarında göre, çocukların %59’u günlük olarak yeterli protein alamıyorlar.

Çocuklar için gerekli olan aminoasitlerin tamamını içerir, demir başta olmak üzere büyümenin devamlılığını sağlayan besin öğeleri açısından zengindir. Tavuk eti tüketiminin çocuk beslenmesinden çıkartılması veya azaltılmasının, büyüme ve gelişmeyi farklı şekillerde etkilemesi (bodurluk – düşük veya yüksek kilo vb.) kaçınılmaz sonuçlar doğurur.

Çocuklarda kısa boy, zayıflık ve şişmanlık gibi gelişmenin iyi gitmediğinin göstergelerini sadece beslenme belirlemez elbette, ancak beslenme en önemli ayraçlardan biridir! Son dönemlerde tavuk ve ürünlerinin tüketilmesine ilişkin yapılan spekülasyonlar, protein tüketiminin önüne konulmaya çalışılan bir engeldir. Tavuk etinin de içinde yer aldığı hayvansal protein kaynakları mutlaka beslenmemizde yer almalıdır.

Ülkemizin ekonomik şartları düşünüldüğünde tavuk eti herkesin daha rahat satın alabileceği, kaliteli bir protein kaynağı. Tavuk eti çocuklar için gerekli olan elzem aminoasitlerin tamamını içerir, demir başta olmak üzere büyümenin devamlılığı için gerekli olan pek çok besin öğesini sağlar. Tavuk eti tüketiminin çocuk beslenmesinden çıkarılmasının veya azaltılmasının büyüme ve gelişmeyi farklı şekillerde etkilemesi (bodurluk – düşük veya yüksek kilo ) kaçınılmazdır.

Çocukların besin gereksinimleri üç yönden yetişkinlerden farklıdır. Enerji harcaması vücut ölçüsünün birimi başına yetişkinlerden oldukça yüksektir. Çünkü büyüme süreci önemli miktarda enerji harcaması gerektirir. Yeni dokuların yapımı, protein, mineral ve vitaminlere olan gereksinimini artırmaktadır. Sindirim sisteminin özellikleri ve kendi kendine yemek yeme yeteneklerinin sınırlı oluşu, çocukların diyetinde belirli besinlerin bulunmasını ve bunların belirli şekilde hazırlanmasını gerektirir.

Şimanlık, zayıfık, kısa boy bunların hepsi çocukların yeterli gelişip gelişmediğinin göstergeleridir. Olması gerektiği gibi gelişen ve sağlıklı - dengeli beslenen çocukların bedensel göstergeleri kadar, okul başarılarında artma, özgüvenlerinin yeterli olması, sağlıklı beden algılarına sahip olmalarını da sağlamış oluruz. Sağlık bir bütündür, bedensel ve ruhsal iyilik anlamına gelir.



Çocukların protein gereksinimi yüksektir. Bedenin oksijen taşıma, mikroplarla savaşma, dokuları besleme gibi yaşamsal pek çok işlevi özel proteinler aracılığı ile gerçekleşebilir. Bu özel proteinlerin oluşturulması için de besinlerle yeterli protein almak gerekir. Çocukların sağlıklı büyüme ve gelişme gösterebilmeleri için proteinden zengin besinleri yeterince tüketmeleri gerekir. Günlük protein gereksiniminin yarıdan fazlası et, süt, yumurta gibi iyi kalite proteinden sağlanmalıdır.

Protein yetersizliği yalnız miktar yönünden değil kalite yönünden de önemlidir. Yetişkinler düşük kaliteli proteinlerle gereksinimlerini karşılayabilirler, fakat çocuklar için mutlaka bir miktar iyi kaliteli protein sağlanmalıdır. Çocukluk çağında besinlerle alınan azotun %33 - 39‘unun elzem aminoasitlerden sağlanması gerekmektedir. Yetişkinlerde bu oran %15‘dir. Elzem aminoasitler yeterince vücuda alınmadığında vücut dokuları için protein sentezi yavaşlayacaktır.

Protein yetersizliği, vücudun protein dengesini eksi duruma getirir. Bu durumda vücut kendi dokularını kullanarak metabolizmayı sürdürür. Bunun sonucu olarak büyüme durur, sonra vücut ağırlığı azalmaya başlar. Vücudun direnci azaldığından hastalıklara yakalanma olasılığı artar, hastalıklar uzun sürer ve ağır seyreder.


Protein kan hücreleri ve hemoglobin yapımı için gerekli olduğundan protein yetersizliği anemi ile de ilgili olmaktadır. Protein yetersizliğinde ince bağırsak mukozalarında bozukluklar oluştuğu ve böylece besinlerin sindirilip emilmesinin güçleştiği bilinmektedir.

Protein yetersizliğinin en önemli nedenlerinden biri de ailenin gelir düzeyidir. Örneğin hayvansal protein kaynakları pahalı olmaları nedeniyle sıklıkla satın alınamaz.

Son dönemlerde gündeme getirilen tavuk ve ürünleri, süt ve ürünleri ile yumurtanın tüketilmesine ilişkin yapılan bir takım yanlış açıklamalarda protein tüketiminin yetersizliğinin sebeplerinden biri olmaktadır. Kırmızı et ve balık ekonomik sebeplerle satın alınması daha güçken, yumurta, tavuk ve süt gibi kıymetli ve elzem proteinleri içeren protein grubunun satın alınması ekonomik olarak daha kolaydır. Araştırmalar, ailedeki hayvansal protein yetersizliği ile malnutrisyon arasındaki ilişkinin çok önemli olduğunu göstermektedir. Bizim ülkemizde protein yetersizliği genellikle enerji yetersizliği ile birlikte görülmektedir. Küçük çocuklar halk diyetinin esası olan tahılları yeteri kadar yiyemedikleri ve diyetlerine kolayca sindirebilecekleri proteinden zengin et, tavuk, süt - yumurta gibi yiyecekler eklenmediği için enerji ve protein gereksinimleri karşılanamamaktadır. Bunun sonucunda ülkemizde özellikle köylerde ve kentlerin sosyo-ekonomik düzeyleri düşük gruplarında okul öncesi çocukların %10 - 42‘sinde büyüme geriliği görülmektedir.

Çocuklarda Ateş Nasıl Oluşur ve Nasıl Tedavi Edilmelidir?



Ateş; vücut ısısının normal sınırların üzerine çıkması olarak tanımlanmaktadır. Çoğu zaman ailelerde panik duygusuna neden olsa da iyi tarafı vücudun enfeksiyonla savaşma yollarından biri olmasıdır. Tüm ateş yüksekliklerinin tedavi edilmesi gerekmeyebilir.

Çocuk ve Bebeklerde  ateş nasıl oluşur?

Vücut ısısı beyinde hipotalamus adı verilen bölgede kontrol edilir. Burada vücut ısısını 37 oC civarında tutmak üzere bir termostat sistemi bulunur. Enfeksiyonlarda veya bazı hastalıklarda bu sistem, bir savunma mekanizması olarak vücudun ısısını arttırır.

Normal vücut ısısı; kişiden kişiye, yaşa, günün saatine, ölçümün yapıldığı vücut bölgesine, çevre ısısı gibi dış etkenlere bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bebeklerde vücut ısısı daha yüksektir, bir yaş civarında erişkin yaş düzeylerine doğru bir düşüş gösterir. Bu hafif düşüş ergenlik dönemi boyunca da devam eder. Kızlarda 13-14, erkeklerde 17-18 yaşlarında sabit hale gelir. Sabahtan akşama doğru vücut ısısında 0,5-1 oC artış gözlenir. Gün içinde en düşük değerler sabah 05.00-07.00, en yüksek değerler akşamüstü 16.00-19.00 saatleri arasında saptanır. Ateş nedeni ile acil servislere başvuruların 16.00-24.00 saatleri arasında olduğu saptanmıştır.


Çocuk ve Bebeklerde ateş hangi durumlarda yükselir?
Enfeksiyonlar, ateşin en sık nedenidir. Ateş enfeksiyona karşı doğal bir savunma mekanizmasıdır.
Aşırı giyinme; özellikle yenidoğan bebekler, ısı kontrolü henüz tam gelişmediğinden, aşırı giyinme ve çevre ısısı gibi etkenlerden daha fazla etkilenirler.
Aşı uygulamaları sonrası bazen hafif ateş yükselmeleri olabilir.
Diş çıkarma sırasında da hafif ateş yüksekliği görülebilir. Ancak bunun 38 oC üzerinde olması beklenmez.

Çocuklarda ateş ölçerken hangi tip termometre kullanılmalı?

Hangi tip termometre kullanırsanız kullanın, doğru kullandığınızdan emin olmak için kullanım kılavuzundaki uyarıları dikkate alın.

Dijital termometreler: Genellikle en hızlı ve kesin ölçüm sonuçlarını verirler. Çeşitli şekillerde ve boyutlarda olanları vardır. Ağızdan, makattan, koltukaltından ölçüm yapabilen türleri vardır. Genellikle ısı sensorunun bulunduğu esnek ve plastik bir uca sahiptir ve kolay okunabilir dijital bir göstergesi vardır.

Elektronik kulak termometreleri: Timpanik (kulak zarına ait) ısıyı gösterir. Kullanımı hızlı ve kolaydır. Dijital termometrelere göre daha pahalıdırlar. 3 ay altındaki bebeklerde dış kulak yolu dar olduğu için kullanımı önerilmemektedir.

Alın termometreleri: Küçük bebeklerde kulak termometrelerine alternatif olabilir. Ancak makat ölçümü kadar kesin sonuç vermez.

Emzik şeklinde termometreler: Çok güvenilir değildir. 3 ay altında bebeklerde kullanılmamalıdır. Ağızda birkaç dakika hareketsiz tutulması gerektiğinden kullanımı neredeyse imkansızdır.

Cıvalı cam termometreler:
Daha önceleri en sık kullanılan termometreler olmasına karşın cıva içermesi ve kırıldığında cıvaya maruz kalma olasılığı nedeniyle tercih edilmemektedir.


Çocuklarda ve bebeklerde ateş nereden ölçülmeli?

Ateş makattan, koltukaltından, dilaltından ve kulaktan ölçülebilir. Dilaltı ölçümü çocuklarda pek tercih edilmemektedir.

Makattan ölçüm: İç vücut ısısına en yakın ve en güvenilir ölçümdür. Ancak rahatsızlık hissi ve özellikle yenidoğanlarda rektum hasarı gibi yan etkileri nedeniyle sık kullanılan bir yöntem değildir. Makattan ölçümde 38 oC nin üzeri ateş sayılır.

Koltukaltından ölçüm: Basit ölçüm tekniği nedeniyle sık kullanılır. 37.3 oC nin üzeri ateş kabul edilir.

Kulaktan ölçüm:
Hızlı ve kolay uygulanabilir olması nedeniyle sık kullanılır. Kontrollerde aynı kulaktan ölçüm yapılmalıdır. Kulaktan ölçümde 37,8 oC üzeri ateş kabul edilebilir.

Çocuk ve Bebeklerde ateş hangi durumlarda tedavi edilmeli?


Ateş çoğu zaman endişe verici olmasına karşın vücudun bir savunma mekanizması olduğu unutulmamalıdır. Çoğu zaman sadece çocukta rahatsızlık hissi ve hasta görünüme yol açıyorsa tedavi gerektireceği unutulmamalıdır. 38,9oC’nin altındaki ateşte çocuk iyi görünüyor, rahatsızlık hissi yoksa ateş düşürücü vermek gerekmeyebilir. Ancak 3 ay altındaki bebeklerde oluşan ateş yükseklikleri mutlaka doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Ateşli bir çocukla karşılaştığınızda ilk önce yapmanız gereken üzerindeki giysileri çıkarmak olmalıdır. Ateşli çocuk titremektedir ve üşüme hissi vardır. Bu nedenle yanlışlıkla çocuk soyulması gerekirken, kalın giysiler giydirilmekte ve üzeri örtülmektedir. Bu tür davranışlardan kaçınılmalıdır. Ortam ısısının 22-24 oC nin üzerinde olmaması sağlanmalı ve bol sıvı verilmelidir. Ilık duş aldırmak da yararlı olacaktır.

Tedavide en çok parasetamol, ibuprufen gibi ateş düşürücüler kullanılmaktadır. Asetil salisilik asit içeren ateş düşürücüler, 12 yaş altında çocuklarda bazı viral hastalıklar sırasında kullanıldığında Reye Sendromu denilen ciddi bir hastalığa yol açabileceğinden kullanılmamalıdır.

Çocuklarda ateş hangi durumlarda ciddi bir hastalık belirtisi değildir?
  • Çocuk etrafla ilgili ve oyun oynuyorsa
  • İştahı ve sıvı alımı normalse
  • Size gülümsüyorsa
  • Cilt rengi normalse
  • Ateşi düşürüldüğünde iyi görünüyorsa endişelenmenize gerek yoktur.


Çocuğunuz ateşlendiğinde ne zaman doktora götürmelisiniz?
  • 3 aydan küçük bebeklerde 38 oC nin üzerinde ateş ölçümü
  • Ağızdan yeterince sıvı alamadığını düşünüyorsanız
  • İdrar miktarında azalma, dilde kuruluk, göz kürelerinde çöküklük gibi sıvı kaybı belirtileri varsa
  • Tekrarlayan kusma ve ishali varsa
  • 3 günden uzun süren ateşi varsa
  • Sürekli ağlıyorsa
  • Aşırı huzursuz görünüyorsa
  • Ciltte döküntüleri varsa
  • Ciddi baş ağrısı varsa
  • Solunum sıkıntısı varsa, doktorunuzu arayın.

17 Aralık 2015 Perşembe

Sömestr tatili için harika bir öneri: The Underwater Paradise

Bilinmeyen diyar Bubblelandia’nın büyüleyici güzelliği, drama, pandomim, dans, kukla ve kum sanatının tüm sürprizleriyle birlikte gün yüzüne çıkıyor. Şaşırtıcı lazer gösterileri, özel efekt ve ışık şovlarıyla harmanlanan ve her yaştan izleyicinin büyük keyif alacağı bu muhteşem şov “The Underwater Paradise” sömestr tatilinde İstanbul’da ilk kez izleyiciyle buluşuyor.

Her yaş için eşsiz ve mükemmel bir deneyim
IEG Live ve 73 Organizasyon işbirliği ve Finansbank ana sponsorluğunda İstanbul’a gelecek olan The Underwater Paradise, 3 boyutlu sahnede izleyicilere rengarenk bir dünyanın kapılarını aralıyor. 29-30-31 Ocak 2016 ve 6-7 Şubat 2016 tarihlerindeVolkswagen Arena’da gerçekleştirilecek olan muhteşem şov, sualtı dünyasının “Küçük Deniz Kızı”, “Altın Balık” gibi klasiklerden de bazı referans ve alıntılarla, her yaştan izleyicinin içinde kendini bulabileceği modern bir peri masalı sunuyor.
 

Sömestr tatilinin sürprizi
Ekim 2011’de Letonya’da ilk kez sahnelenen The Underwater Paradise, İtalya, İngiltere, İsviçre, Rusya, Katar, Endonezya, Lübnan ve Çin’de onbinlerce kişi tarafından izlendi. Özel efektler, ışık şovları ve müzikleriyle izleyenleri büyüleyen gösteri, seyircilerle interaktif bir şekilde ilerlemesi nedeniyle çocuklar kadar yetişkinler tarafından da büyük ilgi görüyor.

Mutlu bir diyar
Günlük koşuşturmalar sırasında sihirli bir şekilde renkli bir diyara ışınlanan Bay B.’ye denizatları, ejderha balıkları, deniz yıldızları, denizkızları, palyaço balıkları ve bu diyarın birbirinden renkli yerlileri eşlik ediyor. Bu eğlenceli dünyanın kapıları, 29-30-31 Ocak 2016 ve 6-7 Şubat 2016 tarihlerinde Volkswagen Arena’da aralanıyor. Hayallerin gerçeğe dönüştüğü gösterinin biletleri Biletix’te…

Çocuklar İçin Adım Adım Gelişim Seti



Türkiye’nin ilk ve tek, 9-48 ay arası minikler için hazırlanan gelişim seti “Adım Adım” ile bebekler eğlenceli vakit geçirirken; zihinsel gelişimlerinin yanı sıra dil, motor, duygusal ve sosyal gelişimlerine de destek oluyor.

Uzman pedagog ve psikologlar tarafından ülkemizde hazırlanan “Adım Adım Gelişim Seti”; piyasaya çıktığı günden bu yana yarım milyon ürününü ailelerle buluşturdu. Doğumdan sonra dokuzuncu aydan itibaren kullanılmaya başlanan interaktif eğitim ve gelişim seti “Adım Adım”; miniklerin zihinlerinin öğrenmeye en yatkın olduğu 48. aya kadar planlı gelişim sağlarken, akranlarına kıyasla fark yaratmalarına ve gelecekteki eğitimlerinin daha nitelikli olmasına olanak tanıyor.

Her ay yeni aktiviteler, yeni keşifler

Her aya özel hazırlanan Adım Adım Gelişim Seti’nin içinde aileleri; “Bebeğimle nasıl daha nitelikli vakit geçirebilirim?” endişesinden kurtaracak birbirinden ilgi çekici aktiviteler yer alıyor. İlgili aya ait gelişim tablosu, oyun malzemeleri, aktiviteler için ebeveynlere yönelik öneriler, her aya özel kitaplar, yaratıcılığını ve hayal gücünü geliştiren hikayeler, uzman pedagog ve psikologlar tarafından hazırlanmış makaleler… Bunlara ek olarak sisteme üye olan aileler, kendilerine özel şifrelerle sisteme girip çocuklar tarafından seslendirilen çocuk şarkılarına ulaşabiliyorlar.





Dokun, Gör, Say, Oku

Adım Adım Gelişim Seti’nde bulunan farklı materyallerden yapılan malzemeler, bebeklerin ve çocukların “dokunma” duyusunu geliştirirken ince motor gelişimlerini desteklemeye aracı oluyor. Böylece nesnelerin beraberliklerini de keşfediyorlar. Şekilleri ve renkleri öğrenerek “görsel” uyarılara cevap verip mekânsal ilişikleri anlamakta zorlanmıyorlar. Sıraları izleyip, sayıları öğrenip şekilleri de hatırlamasına yardımcı olan “Adım Adım”; çocukların ‘saymayı’ ve matematik kavramlarını erken aylarda keşfetmesini sağlıyor. Tüm bunlara ek olarak alfabeyi ve kelimeleri öğrenip, kendilerini rahatça ifade etme yeteneklerini geliştiren set, iletişimlerini güçlendirerek, okumaya bir adım daha yaklaştırıyor.

Adım Adım Gelişim Seti ile ebeveynler ve çocuklar karşılıklı duygu alışverişinde bulunuyor. Bu duygu alışverişi, keyif alma hali, aynı şeyle ilgilenme durumu, keşfetmekten alınan mutluluk, çocuğun zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimine destek oluyor.

14 Aralık 2015 Pazartesi

Çocuklarda Zeka Gelişimi


Bugünkü konum çocuklarda zeka gelişimi, zeka gelişimine neler etki eder. Her anne-baba çocuklarının zeka kapasitesinin yüksek olmasını ister. Ancak çocuğun zeka gelişiminin sağlıklı olabilmesi için anne adayının gebelik döneminde kendine çok dikkat etmesi gerekir. Çocuğun beyin hücreleri anne karnındayken oluşmaya başladığından beslenme ve uyku düzenine özen gösterilmelidir. Özellikle sağlıklı bir beyin ve sinir sistemi gelişimi için haftada 1 defa mutlaka balık tüketilmelidir. Ayrıca stres ve kaygı yaratan durumlardan da mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.

Zeka; bireyin doğuştan sahip olduğu, kalıtımla kuşaktan kuşağa geçen ve sinir sisteminin işlevlerini kapsayan; deneyim, öğrenme ve çevre etkisiyle biçimlenen bir bileşimdir.

Sözel anlayış, akıcı konuşma, sayısal yetenek, alansal ve uzay ilişkileri, hafıza ve mantıklı düşünme gibi yetenekler zeka ile birlikte anımsanır.

Zeka gelişimi anne karnında başlar

Çocuğun beyin hücrelerinin anne karnındayken yani gebeliğin ilk 3 ayında başladığını belirten Central Hospital’dan Çocuk Nörolojisi Uzmanı Dr. Aydan Angay, “Diğer tüm hücrelerden daha hızlı çoğalarak doğumdan sonraki ilk yıl boyunca devam eder. Nöronları besleyen ve bir arada tutan destek doku hücreleri (gliyal hücreler) de bu dönemde oluşur. Tüm bu hücreler çocuğun yaşamı boyunca kullanacağı zekanın temelini oluşturacağından anne adaylarının hamilelik süresince kendilerine çok dikkat etmesi ve iyi bakması oldukça önemlidir.” dedi.

5 yaşına kadar şekilleniyor

Çocukların zihinsel gelişimi 5 yaşına kadar şekillenir. Zekanın yaklaşık yüzde 80’i bu yaşa kadar oluşur. Çocuğu tüm hayatı boyunca etkileyecek zihinsel-anatomik yapılar, beceriler ve sosyal özellikler bu sayede gelişir. Bu nedenle çocuğun zeka gelişimi için en önemli dönemler okul öncesi yıllarıdır. Bu yıllarda çocuğun kişilik gelişimin temeli de atılmış olur.




Zeka ve Başarı:

Üstün zekalı bir bireyin toplumda başarılı olacağı varsayılsa da, dış etkenler ve hayat şartlarındaki değişikliklerle bu süreç değişebilir. Toplumu oluşturan kişilerin ancak yüzde 2’lik bir bölümü 130 ve üstünde IQ derecesine sahiptir.

Gebelik aşırı stresli geçtiyse çocuk etkilenebilir
Anne adayının hamilelik dönemindeki duygusal durumu da bebeğin zekasını etkileyebilir. Gebeliğini aşırı kaygılı, korkulu, öfkeli, mutsuz ve stresli geçiren anne adaylarının çocukları ileriki dönemlerinde aşırı hassas olabilir. Yoğun yaşanan duygular, bazı kimyasal maddelerin vücuda yayılarak anne karnındaki bebeğin dolaşım sistemine geçmesine sebep olabilir. Bunun sonucunda da bebeğin beyin işlevleri önemli derecede etkilenebilir. Yapılan araştırmalarda depresyona eğilimi olan annelerin çocuklarında az da olsa farklı beyin faaliyetleri olduğu gözlemlenmiştir. Bu çocukların yetişkin olduklarında depresyona yakalanma oranları da daha yüksektir.

Zeka geni anneden mi geliyor yoksa babadan mı?

Zeka geninin çocuğa anneden mi yoksa babadan mı geçtiği sorusuna da açıklık getiren Central Hospital’dan Çocuk Nörolojisi Uzmanı Dr. Aydan Angay, “Çocuğa zeka geninin anne ya da babadan geçip geçmediği ise en çok merak edilen ve tartışılan konulardan biridir. Zeka kapasitesi tamamen genetik yapı ile alakalıdır ancak zekanın anne veya babadan geçtiğini saptamak genel olarak mümkün değildir.Sağlıklı DNA yapısına sahip bireylerin çocuklarının zekası da buna bağlı olarak iyi olmaktadır. Üstün zekalı kişiler ise genellikle toplum tarafından utangaç ve uyumsuz olarak algılanır. Ancak yapılan birçok araştırma üstün zekaya sahip olanların birçok normal insandan çok daha iyi iş yapabilen, uyumlu ve sevilen kişiler olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca hamilelik öncesinde ve sürecinde sağlıklı ve iyi beslenmek zeka gelişimi ile doğru orantılıdır.” dedi.

Haftada 1 defa mutlaka balık yenmeli

Hamilelik süresince süt, yumurta ve tavuk gibi protein yönünden zengin besinler düzenli olarak alınmalıdır. Karbonhidrat ağırlıklı gıdalar tüketilmeli ve haftada 1 defa mutlaka balık yenmelidir. Balıkta bulunan Omega 3 yağ asitleri, folik asitleri, kalsiyum ve fosfor bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimi için oldukça önemlidir.

Anne sütü şart!

Çocuğun zeka gelişiminde anne sütünün önemine de değinen Central Hospital’dan Çocuk Nörolojisi Uzmanı Dr. Aydan Angay, “Demir eksikliği sebebiyle oluşan kansızlık da çocuğun zeka gelişimini önleyebilir. Bu sebeple mevsim yeşillikleri, fasulye, fındık, pekmez benzeri yiyeceklerin tüketimine özen gösterilmelidir. Ayrıca doğum sonrası çocuğu anne sütüyle beslemek de bebeğin zeka gelişimini üst seviyeye çıkarmaya yardımcı olur. Zeka kapsamlı bir kavram olduğundan anne-babadan geçen genler ve beslenme düzeni haricinde çocuğa yeterli sevgi ve bakım ortamı da sağlanmalıdır. Anne ve babanın çocuğa olan bağlılığı da zeka gelişimini olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilen faktörlerden biridir.” diyor.

Çocuğun zekasını geliştirmek için..

Çocukların zekasını geliştirmek için sağlıklı ve düzenli beslenme şarttır. Özellikle ilk çocukluk döneminde beyin gelişimi için alınan gıdaların değeri ve miktarı önemlidir. Bunların haricinde oyun oynamak da çocuğun zekasını geliştiren önemli bir etkinliktir. Düzenli spor yapmak hem fiziki yönü geliştirir hem de beyin gelişimine ve hafızaya olumlu katkı sağlar. Bu sebeple çocuklar yaşlarına ve kapasitelerine uygun spor dallarına yönlendirilmelidir.

25 Kasım 2015 Çarşamba

Pratik Sufle Nasıl Yapılır ?


Çikolata sevmeyen var mı ? Peki çikolatalı sufle sevmeyen var mı ? O zaman size bugün pratik sufle tarifimi paylaşmak istiyorum. Eğer çalışıyorsanız veya zamanınız kısıtlı ise çok kısa sürede hazırlayacağınız sufle ile damağınız enfes tadıyla tatlanacak.

Sufle Malzemeleri:
  • 3 tane yumurta 
  • 80g bitter çikolata
  • Yarım su bardağı un
  • 50 g tereyağı
  • Yarım su bardağı şeker 
Sufle Hazırlanışı:


Suflenin kabarıklığı ve tadının daha iyi olması için fırınınız sıcak olması lazım.Onun için ilk olarak fırını 220 derecede çalıştıralım.
Ardından ilk olarak malzemelerimizi hazırlamaya başlayalım.Tereyağı ve bitter çikolataları teflon tavada kısık ateşte karıştırarak eritmeye başlayalım. Eridikten sonra ocağı kapatarak unu ilave edip iyice karıştıralım.
Ayrı bir kapta yumurta ve şekeri karışımını iyice karıştıralım. Çikolatalı harcı ilave ederek mikserle tekrar çırparak hamurumuz hazırlayalım.
Sufle kaplarınızı yağlayarak hamurumuzu eşit parçalayarak bölerek koyalım.
İlk baştan belirttiğim gibi sıcak fırınınıza suflelerinizi koyalım tahmini pişme süresi 8dk dır.
Pişmiş olan suflemizi fırından çıkarttıktan sonra isterseniz pudra şekeri veya taze meyveler eşliğinde servis yapabilirsiniz.
Afiyet Olsun.  

24 Kasım 2015 Salı

Tarçınlı Kurabiye Tarifi



Kış ayların benim için vazgeçilmesi çayın yanında tarçınlı kurabiye ile kış aylarında içimizi ısıtan başlıca lezzetlerdir. Hem yapımı kolay olması hem de yapımından sonra lezzeti ve de mis gibi tarçın kokusu ile hem ağızlara hitap eden hem de mis kokusu ile iştah açan tarçın kurabiyesinin tarifini hemen veriyorum.

Tarçınlı Kurabiye Malzemeleri:
  • 200 gr margarin (oda sıcaklığında),
  • 1 çay bardağı pudra şekeri,
  • 1 çay bardağı buğday nişastası,
  • 1 su bardağı çekilmiş fındık,
  • 1 çay kaşığı tarçın,
  • 2 paket vanilya,
  • Aldığı kadar un.
  • Üzeri İçin:
  • 5 çorba kaşığı pudra şekeri,
  • 1 tatlı kaşığı tarçın.
Tarçınlı Kurabiye Hazırlanışı:
Kurabiyemizi bir kabın içine tüm malzemeyi sırasıyla koyalım ve kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edene kadar yoğuralım.
Hamurdan misket büyüklüğünde parçalar kopartarak ve yağlı kağıt serili fırın tepsisine kurabiyelerimizi dizelim.
Önceden ısıtılmış 175° fırında üzerleri pembeleşene kadar pişirip, kurabiyeleri soğumaya bırakalım.
Bir başka kabın içine pudra şekerini, tarçını koyalım ve karıştıralım.
Ardından kurabiyelerimizi pudra şekerli tarçınlı karışıma buladıktan sonra tarçınlı kurabiyelerimizi servise hazırdır.
Afiyet Olsun.

20 Kasım 2015 Cuma

Yaşamı keşfetmek için doğaya yakından bak


Hepimiz farkındayız ki çocuklar artık sokağa çıkmıyor. Zamanlarının çoğunu kapalı mekanlarda ve  genellikle bilgisayar başında geçiriyorlar. Doğadan kopuk bir yaşam biçimini benimsemesinin sonucu olarak da şişmanlık ve obezite gibi fizyolojik ve algı/duyu dünyalarının zayıflaması, dikkat bozukluğu ve depresyon gibi ruhsal sorunlar yaşama olasılıkları artıyor.

TEMA Vakfı  "Yaşamı Keşfediyorum!" ulusal yardım kampanyası  ile doğadan kopuk yetişen çocuklarımızı doğa ile buluşturmak için bir proje başlattı ve hedefi  81 ilimizde  400 öğretmene ve  10 bin ilkokul öğrencisi çocuğa doğa eğitimi vermek. 
 
Doğayı deneyimleyen çocuklar doğal sistem ve süreçleri anlayarak büyürler. Doğayı keşfetmenin sevinç ve heyecanını duyar, yaşadıkları coğrafya ile bağları kuvvetlenir,  merak ve hayal güçlerini kullanır, şaşırtıcı ve beklenmedik karşılaşmalar yaşama şansı yakalarlar. Doğa, bilgisayar başında edinemeyecekleri bir tecrübe edinmeleri olanağı tanır. Çocukların dünyayla olan bağlarını keşfetmelerini ve kendilerini anlamalarına katkı sunar. Ancak eğitimlerin en az bunun kadar önemli bir faydası daha var. Uzmanlar, doğa eğitimlerinin çocukların gelecekte çözüm odaklı, yaratıcı, yenilikçi ve doğa ile özdeşlik kurabilen bireyler olmalarına da katkıda bulunduğunun altını çiziyor.

Bu proje ile öğretmenlere destekleyici materyaller gönderilecek. Eğitimlerin çoğu doğada ve açık alanda bulunmayı teşvik eden etkinlikler olacak32 adet etkinlikten oluşan eğitim programında toprak, hava, su ve biyolojik çeşitlilik konuları anlatılacak. Bu sayede doğayı tanıyan, doğanın bir parçası olduğunu yaşamı boyunca içselleştiren bir nesil yetişecek.

Bugün doğanın değerini çocuklara anlatmazsak, gelecekte doğayı kim koruyacak?
"Yaşamı Keşfediyorum!" projesini desteklemek için;

Kampanyaya 3464'e TEMA yazıp SMS göndererek 8 TL katkıda bulunabilir ya da

TR74 0006 4000 0011 0351 3018 31 banka hesabına dilediğiniz miktarda bağış yapabilirsiniz. Kampanya ve eğitimler hakkında www.tema.org.tr adresinden ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

17 Kasım 2015 Salı

Kabak Tatlısı Tarifi




Kış ayların gelmesi ile benim vazgeçilmez tatlım kabak tatlısı yapmaya ne dersiniz? Hem hafif hem de çok lezzetli tatlı olması yanında faydası da çok vardır.

Kabak Tatlısı Malzemeleri:
  • 1 kg bal kabağı,
  • 2,5-3 su bardağı toz şeker 
  • 1 su bardağı ceviz,
  • Yarım limon.
Kabak Tatlısı Hazırlanışı:


İlk olarak kabağın çekirdeklerini temizleyip kabuklarını soyalım ve iki parmak kalınlığında dilimleyelim. Kabakları yıkayıp suyunu süzelim ve yayvan büyük bir tencereye kabakları yerleştirelim. Kabakların üzerini kapatacak şekilde toz şekeri gezdirerek dökelim.
Sonra 2-3 damla limon suyu sıkalım.Tencerenin kapağını kapatalım ve kabakları kısık ateşte pişirelim.Tencerenin dibinde servis yaparken kullanılacak kadar şerbet kalana kadar pişirelim.
Bal Kabağı Tatlımız soğuyunca üzerini iri dövülmüş ceviz ile süsleyip servis yapalım.

11 Kasım 2015 Çarşamba

Şarj edilebilir diş fırçalarına dair doğru bilinen yanlışlar

Manuel diş fırçası şarj edilebilir diş fırçası kadar iyi temizler!
Yanlış.  İlk kullanımdan itibaren şarj edilebilir diş fırçaları manuel fırçalara oranla  2 kat daha fazla plak temizler. Bu özellik dişlerinizin yalnızca dış görünümü için değil, sağlığı için de oldukça önemli. Plak, dişin dış kısmını kaplayan bakteri tabakasıdır. Bakteriler yediğimiz yiyeceklerdeki şekerle beslendikleri için, zamanla asit oluştururlar. Bu nedenle bakterilerin diş yüzeyine yerleşmesi, diş ve diş eti hastalıklarının en önemli sebeplerinden biridir.
Oral-B’nin elektronik fırçalarının tamamında fırça başlıkları yuvarlak olarak tasarlanmıştır. Bu yenilikçi tasarım sayesinde her dönüşte farklı bir açıyla dişin tüm yüzeyinin temizlenmesine olanak sağlar. Küçük boyutuyla her bir dişin yüzeyine ve diş aralarına rahatlıkla ulaşabilir.
Şarj edilebilir fırçalar yalnızca ağız ve diş sağlığı konusunda problem yaşayan kişilere tavsiye edilmektedir!
Yanlış. Oral-B’nin yaptığı bir anket çalışmasında, katılımcıların %39’unun ancak dişleriyle ilgili herhangi bir problem yaşadıktan sonra şarj edilebilir diş fırçası kullanmaya başlayacaklarını belirttikleri görüldü.
Ağız sağlığında tedaviden çok koruma yöntemi izlenmesi tavsiye edilmektedir. Çünkü dışarıdan yapılan herhangi bir müdahale, ne kadar iyi olursa olsun kendi dişinizin sağladığı rahatlığı ve fonksiyonelliği sağlamaz. Dişleri korumanın en önemli yolu, ağız ve diş problemlerinin bir numaralı sorumlusu olan plak tabakasını ortadan kaldırmaktır. Şarj edilebilir diş fırçaları, plak temizliği konusunda manuel diş fırçalarından %100’e kadar daha fazla etkilidir. Plak, yapışkan bir madde olduğu için diş fırçanızdan da ayrılması zordur. Bu nedenle diş hekimleri ortalama 3 ayda bir diş fırçanızı yenilemeniz gerektiğini söylüyor.
Şarj edilebilir diş fırçası da kullanıyor olsanız, 3 ayda bir fırça başlığı  değişimini gerçekleştirmek durumundasınız. Oral-B, elektronik diş fırçanızı kolayca yenilemeniz için değiştirilebilir başlıklarla size sunuyor.
Nasıl bir diş fırçası kullanıyor olursanız olun, diş fırçalama süreniz aynı olduğu için aynı etkiyi yakalayabilirsiniz!
Yanlış.  Diş hekimleri, dişlerinizi günde en az iki kez, 2 dakika fırçalamanızı öneriyor. Ancak yapılan araştırmalar ve klinik deneyler, dişlerinizi 2 dakika şarj edilebilir diş fırçalarıyla fırçalamanızın çok daha etkili sonuçlar almanızı sağladığını gösteriyor.
Şarj edilebilir diş fırçaları diş yüzeyine zarar verir!
Yanlış.  Yukarıda bahettiğimiz anketin bir başka ilginç sonucu da, anket katılımcılarının %5’inin şarj edilebilir diş fırçasının diş yüzeyine zarar verdiğini düşünmesi. Oral-B’nin şarj edilebilir diş fırçaları, basınç göstergesi sayesinde diş fırçasını dişinize çok fazla bastırdığınızda çalışmasını durduruyor.
Tüm şarj edilebilir fırçalar aynı özelliktedir!
Yanlış.  Herkesin diş yapısı birbirinden farklı. Bu nedenle Oral-B kullanıcılarına birbirinden çok farklı özelliklere sahip farklı şar edilebilir diş fırçaları sunuyor. Hassas dişetleri için, farklı büyüklükteki diş aralıkları için ya da sararmış dişleri beyazlatmak için birbirinden farklı bir çok diş fırçası modeli bulunuyor.
Detaylı bilgi almak için videoyu izleyebilirsiniz. Ürün alternatiflerini görmek için tıklayınız.
KAYNAK: www.uplifers.com

Bir boomads advertorial içeriğidir.

22 Eylül 2015 Salı

Beslenme Çantası İçin Öneriler


Okulların açılmasına haftalar kalmışken hepimizin telaşları başladı. Telaşlarımızın en büyüğü olan çocuklarımızın beslenme çantalarına neler koymamız ya da nasıl hazırlamamız. Size bu konuda yardımcı olacak yazı yazmaya karar verdim.Peki beslenme çantası neden önemlidir ? Çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerini tamamlamaları ve başarılı bir eğitim dönemi geçirmeleri için beslenme düzenlerini oluşturmak oldukça önem taşıyor. Özellikle uzun tatil döneminden sonra çocukların okulda yaşadıkları tempo ve çalışma düzeni, beslenme sorunlarına yol açabiliyor.
  • Beslenme çantalarının olmazsa olmazları 
  • Çocukların severek yediği sandviçler (ton balığı, ızgara tavuk, peynir, taze sebzeler) 
  • Muz, elma, üzüm gibi kolay yenebilecek meyveler 
  • Süt, ayran, kefir ve taze sıkılmış meyve suları 
  • Ev yapımı az şekerli, kuru meyveli kek 
  • Izgara Biftek ve Salata ile Pide
  • Malzemeler 4 Kişilik
  • Pide İçin:
  • 25 g Maya
  • 150 ml Ilık su
  • 100 ml Süt
  • 400 g Un
  • 1 Tatlı kaşığı Tuz
  • 2 Tatlı kaşığı Kıyılmış biberiye
  • 2 Tatlı kaşığı Kekik
  • Sos için :
  • 150 g Ekşi krema
  • 100 g Mısır
  • 2 yemek kaşığı Maydanoz
  • 2 adet Halkalar halinde kesilmiş frenk soğanı
  • Tuz, karabiber
  • Biftek için:
  • 1 yemek kaşığı Garam masala baharat
  • 2 yemek kaşığı Akçaağaç şurubu
  • 2,5 yemek kaşığı Mısır yağı
  • 2 adet Biftek
  • Tuz, karabiber
  • Salata İçin
  • 12 adet Çeri domates
  • 150 g Karışık yeşillik
  • 60 g Kavrulmuş soğan
  • Tuz, karabiber
  • Hazırlanışı:
Ilık süt ve suyun içerisinde mayayı eritin. Daha sonra yavaş yavaş un tuz biberiye ve kekiği ekleyerek, kulak memesi kıvamında bir hamur haline gelene kadar yoğurun. Sıcak bir yerde 1 saat kabarması için bekletin.
Sos için bütün malzemeleri bir kapta karıştırın.Garam masala, akçaağaç şurubu, mısır yağını karıştırın. Bifteklerin her iki tarafını marineye bulayın tuz ve karabiber ile tatlandırın. Eti istemiş olduğunuz pişme derecesinde pişene kadar yüksek ısıda pişirin. Izgaradan aldıktan sonra 5 dakika dinlendirin.
Pide hamurunu 4 eşit parçaya bölün ve her birini pide şeklinde şekillendirin. Her iki tarafını ızgaranın üzerine koyarak 5’er dakika pişirin.
Pideleri ızgaradan aldıktan sonra üzerine hazırlamış olduğunuz sostan paylaştırın. Üzerine salatayı ve ince doğradığınız biftekleri dizin ve servis edin.




16 Eylül 2015 Çarşamba

PUMA IGNITE XT İLE SPOR YAPMAK ARTIK ÇOK DAHA KEYİFLİ!

Spor ayakkabıları, spor ve antrenmanların en önemli olmazsa olmazlarından  biri. Onsuz bir spor düşünülemez bile. İyi bir spor ayakkabısı, sağladığı  konfor kadar tasarımıyla da  etkilemeli. Özellikle sporu, hayatlarının bir parçası haline getiren insanlar için doğru spor ayakkabıyı seçmekten daha önemli bir şey yok denilebilir.
Yoğun antrenman temponuza uyum sağlayan, enerjinizi ve hareket kabiliyetinizi en üst seviyeye çıkaran bir ayakkabıyı seçmek, yapacağınız sporun kalitesini de artıracaktır.
PUMA Ignite ailesinin en yeni üyesi olan Ignite XT, bir antrenman  ayakkabısı olarak tüm beklentilerinizi karşılıyor. Modern ve şık tasarımıyla dikkat çekerken, sağladığı maksimum enerji ile enerjinizi zirveye taşıyor ve sporu daha keyifli hale getiriyor.
Ignite XT yüksek geri sekme ve Ignite Foam yastıklaması ile hareket kabiliyetinizi en yüksek seviyeye çıkararak darbe etkisini azaltıyor ve uzun süreli dayanıklılık sağlıyor. Ignite XT, koşu yaparken verdiğiniz enerjiyi size iade eden köpük teknolojisi ile sizi bitiş çizgisine taşıyarak bir sonraki hedefinize ulaştırıyor.
Ignite XT, bütün ayakkabı boyunca uzanan esneme kanalları sayesinde her yönde hızlı ve dinamik hareketi mümkün kılıyor.  Orta ve yan yüzlerde artırılan topuk kalınlığı yanal hareketleri desteklerken, dış tabanda yer alan sağlam kauçuk kapsüller ağırlık yapmaksızın zeminle tam temas ve tutuş sağlıyor. Dünyanın En Hızlı Adamı  Usain Bolt ve ünlü yıldız Rihanna da antrenman yaparken, uzun süreli performans vadeden PUMA Ignite XT’yi tercih ediyor. Ignite XT, sunduğu renk seçenekleriyle antrenmanlarınızı ateşliyor.
Yoğun antrenmanları boyunca yüksek enerji isteyen sporcular için özel olarak tasarlanan PUMA Ignite XT, çok yakın zamanda bir ikon haline gelecek gibi gözüküyor.
Siz de en esnek koşu ve antrenman ayakkabısını deneyimlemek isterseniz, Ignite XT’yi tüm PUMA mağazalarında ve www.puma.com/ignite adresinde bulabilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Eylül 2015 Salı

Sağlıklı Bir Bayram İçin Öneriler


Kırmızı et tüketiminin arttığı Kurban Bayramı’nda etin saklama ve pişirme koşulları büyük önem taşıyor. Bayramı hem lezzetli hem de sağlıklı geçirmek için doğru et tüketiminin önemli olurken, etlerin pişirilmeden önce dinlendirilmesinin en önemli püf noktasıdır.
Bayram telaşı ve ziyaretleri nedeniyle öğün düzeni değişip kırmızı et tüketimi artıyor. Beslenme düzeninde oluşan bu değişiklikler uygun tedbirler alınmazsa sindirim güçlüğü, mide ağrısı, tansiyon yükselmesi gibi sorunlara neden oluyor. Pişirilecek etlerden maksimum lezzet almak isteyenler ise çoğu zaman yanlış yöntemlere başvuruyor.
  • Et Yıkanmamalı, Dinlendirilmeli, Tuzlanmalı
Bayramda etlerin kesilir kesilmez pişirilmesi yerine mutlaka dinlendirilmesi tuzun eti sertleştirdiği ve genellikle pişirildikten sonra tuzun katıldığı etler için çözümün pişirmeden önce kaya tuzuyla marinasyon yöntemidir.

  • Kurban Bayramı’nda dikkat edilmesi gereken püf noktalar
Doğru yöntemlerle pişirilmediği takdirde kanserojen öğelerin oluşumuna, vitaminlerin kaybına ve besin zehirlenmelerine neden olan kırmızı etlerin, ızgara, fırın ve haşlama yöntemiyle pişirilmesi öneriliyor. Ülkemizde kurban kesilir kesilmez hemen evlerde çeşitli yöntemlerle pişirilir ve sonra etin kuruluğu ve sertliğinden şikâyet edilir. Oysa eti dinlendirmek ve tuzlamak kurban etinin hak ettiği lezzeti sağlayacaktır. Özellikle Kurban Bayramı’nda kesilen kurban etlerinde büyükbaş hayvanların etlerinin en az 24 saat dinlendirilmesi, küçükbaş hayvanların ise en az 8 saat kadar dolapta dinlendirilmesi gerekiyor. Kurbanın derisi yüzüldükten sonra etler bir kez yıkanmalı sonrasında ise herhangi bir yıkama işlemine maruz kalmamalı böyle durumlarda tekrar yıkanan etler üzerinde mikro organizmalar üreyebilir. Ayrıca bir diğer konuda eti sertleştirenin tuz olduğu öne sürülür. Bu aslında doğru olsa da pişmeden önce kaya tuzuyla eti marine etmek, etinizi hem lezzetli hem de sulu pişirmenize olanak sunacaktır.’’

24 Ağustos 2015 Pazartesi

Limonlu Yoğurt Tatlısı


Bugün tatlı menümde limonun ve yoğurdun birleşmesi ile enfes sonucu olan limonlu yoğurt tatlısının tarifini sizinle paylaşacağım. Yapımı oldukça pratik olan tatlımızı malzemeleri de her evde bulunabilen türden olup hazır olması da kısa vakit alıyor.

Limonlu Yoğurt Tatlısı Malzemeleri:
  • 3 adet yumurta
  • 2 çay bardağı şeker
  • 3 çay bardağı yoğurt
  • Yarım çay bardağı ayçicek yağı
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 limonun kabuk rendeesi
  • 2 çay bardağı kadar kırılmış ceviz
  • Kıvamına göre un
  • Yoğurt Tatlısı Şerbet Malzemeleri
  • 6 çay bardağı toz şeker
  • 6 çay bardağı su
  • Yarım limon
Limonlu Yoğurt Tatlısı  Hazırlanışı:

İlk olarak geniş kabın içerisine yumurtamızı ve toz şekerimizi yumurtamız köpürene kadar çırpalım yoğurdumuzu ekledikten sonra çırpmaya devam edelim.Unumuzu az az ekleyip çırpmaya devam edelim.
Kabartma tozu vanilyamızı da ekledikten sonra bir adet limonun kabuğu ince rendemiz ile rendeleyelim kırılmış ceviz içimizi ekleyelim ve tüm tatlı hamur malzemesini iyice karıştıralım ve fırın tepsimize tatlı hamurumu yayalım 170 derecede ki fırında  20 dakika kadar pişirelim pişen keklerimizin üzerine şerbetimizi ılık bir şekilde dökerek bir saat kadar dinlendirdikten sonra yoğurt tatlımızı buz dolabın da kesip isterseniz dondurma ile servis yapabiliriz.
Afiyet olsun :)

17 Haziran 2015 Çarşamba

Evde Ramazan Pidesi Nasıl Yapılır ?



Ramazan ayının gelmesi ile evlerimize tatlı telaşlar başladı. Ramazan ayının vazgeçilmez tadı ramazan pidesini evde yapmaya ne dersiniz ? Evde yapacağınız ramazan pidesi ile sofralarımız daha lezzetli olmaya aday.

Ramazan Pidesi Malzemeleri:
  • Bir paket maya (25g)
  • 2 su bardağı ılık süt
  • yarım tatlı kaşığı şeker
  • yarım su bardağı ılık su
  • yarım çay bardağından biraz fazla sıvı yaği
  • 1 yemek kaşığı tuz
  • 5. 5 su bardağı un (gerekirse ilave edilebilir)
  • Hamura sekil vermek için;
  • 1 yemek kaşığı un
  • 5-6 yemek kaşığı su
  • Üstüne sürmek için :
  • bir yumurta sarısı
  • bir yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı süt
  • 1 tatlı kaşığı yoğurt
  • Bolca susam,
  • çörek otu
Ramazan Pidesi Hazırlanışı:

Yukarıda malzemelerimizi verdiğim ramazan pidesini yapmak için ilk olarak derin bir kaba maya, süt ve şeker ekleyip 10 dakika bekletelim mayamız erinceye kadar.
Sırasıyla diğer malzemeler eklenir. Hamur yoğurulur ve kıvama geldikten sonra 40 dakika mayalanması beklenir. 
Hamurumuzu 2 veya 3 parçaya bölünür. Tezgaha un serpilir ve her parçayı alıp elinizi de unluyarak açılır. İstediğiniz şekli verebilirsiniz. Açtığımız hamuru güzelce yağladığımız  tepsiye koyulur. Elinizi unlu sulu karışıma batırarak önce kenar kısımlarına sonra orta kısma iyice bastırarak kare veya baklava dilimi gibi şekil vermeye başlayalım.
Hamurumuzun  mayalanması için bekletelim ve tekrar şekil verdiğimiz kısımlarına ve çatal yardımıyla delikler oluşturun  Üstüne sos sürülür ve bolca susam, çörek otu serpilir, isterseniz sade de yapabilirsiniz.
Pişerken de  önceden ısıtılmış 240 derecede kızarana kadar pişirmeyi unutmayalım.
Afiyet olsun Hayırlı Ramazanlar :)

26 Mayıs 2015 Salı

Ev Yapımı Sufle


Bende tatlı denildiği zaman akan sular duruyor. Hem de yapmayı çok seviyorum yemeği ise bayılıyorum. İçinde çikolata varsa bide bu çikolata kaşığı batırdığınız zaman akıyorsa bende orda bitiyorum.
Sufle de favori tatlım ve bu sefer  sizinle tarifimi paylaşıyorum. Evde yaptıktan sonra dışarda yemek istemeyeceksiniz :)

Ev Yapımı Sufle Malzemeleri:
  • 3 tane yumurta (yumurtalar büyükse 2 tane kullanabilirsiniz)
  • 80g bitter çikolata
  • Yarım su bardağı un
  • 50 g tereyağı
  • Yarım su bardağı şeker 
Ev Yapımı Sufle Hazırlanışı:

İlk olarak Tereyağı ve bitter çikolataları teflon tavada kısık ateşte karıştırarak eritmeye başladım. Eridikten sonra ocağı kapatarak unu ilave edin ve iyice karıştırın.Ayrı bir kapta yumurta ve şekeri karışım beyazlayana kadar çırpın. Çikolatalı harcı ilave ederek mikserle tekrar çırpın. Hamurumuz hazır. Sıra da ise Sufle kaplarınızı ya da ısıya dayanıklı küçük kaplarınız varsa içlerini yağlayarak hamurdan eşit şekilde hepsine paylaştırın. Yaklaşık 4 kap çıkıyor. Kaplarımıza dökmeden fırınımızı açalım 220 derece ayarlayalım.
Fırınımız iyice ısındığından emin olduktan sonra suflemizi fırına koyuyoruz 8dk da suflemiz hazır. Fırından aldıktan sonra bir kaç dakika ilk sıcaklığının geçmesini bekleyin sonra ister tabağa çevirip servis için hazırlayabilisiniz yanına taze meyveler çok hoş oluyor :) 

Afiyet olsun :)

Çilekli Parfe



Yazın gelmesi ile yaz meyveleri ile değişik tatlar denemeye başladım. Bugün ise pazardan aldığım organik çilekler ile parfe yapmaya karar verdim. Sizde hem mevsim meyveleri olsun hemde tatlı olsun diyorsanız bu tarifim tam sizlik.

Çilekli Parfe Malzemeleri:
  • 1 kase çilek
  • 2 su bardak süt
  • 1,5 poşet kremşanti
  • 1 paket labne peyniri
  • 1 su bardak tozşeker
  • 1 çay bardak antep fıstığı
  • 1 paket vanilya
Çilekli Parfe Hazırlanışı:

İlk olarak başlangıçımız  toz şanti ve süt çırpılarak krem şanti hazırlayarak başlıyoruz. Daha sonra üzerine labne peynir, vanilya ve toz şeker eklenerek iyice çırpmaya başlayalım. Çilekler minik minik doğranarak içerisine ilave edip Parfe kalıplarına konularak buz dolabında 1 gece bekletelim. Kalıptan çıkan parfeler çilek dilimleri ve taze nane yaprakları ile süslenebilir.
Dondurma gibi lezzetli yapımıda oldukça kolay tatlımızı erimeden yemenizi tavsiye ederim.

Afiyet olsun :)

Ev Yapımı Limonata



Yaz ayları geldiyse sıcak havalarında sizi serinletecek doğal ev yapımı limonata iyi gelmez mi ? Hem ailenize hem çocuklarınıza güvenle içerebilirsiniz. Yapımı oldukça kolay lezzetti de bir o kadar mükemmel tam bir limonata içmeye ne dersiniz ?

Ev Yapımı Limonata Malzemeleri:
  • 2 adet limon,
  • 1 adet portakal,
  • 1 su bardağı toz şeker,
  • 1 tatlı kaşığı limon tuzu,
  • 3 litre su.
Ev Yapımı Limonata Hazırlanışı :

İlk olarak Portakal ve limonu buzluğa koyup donduralım. Bu işlemi limon ve portakal kabuğunun acı tadının olmaması için yapıyoruz.Limonatayı hazırlayacağımız zaman portakal ve limonu buzluktan çıkarıp 10 dakika bekleyelim. Çokta bekletmeyin öyle kendini bırakmasın. 4′ e bölünecek kıvamda olması yeterli. Portakal ve limonu kabuğu ile dilimleyip robota koyalım.
Üzerine 1 su bardağı şekeri ilave edelim ve iyice ezilene kadar robotta çekelim.  Robotunuz yoksa rendeleyip şekerle ovabilirsiniz. 3 litre suyun içine hazırladığımız karışımı ve limon tuzunu ilave edip 5 dakika kadar bekleyelim. Ara ara karıştıralım ki limon tuzu ve şeker iyice erisin. Bir kaba temiz bir tülbent geçirelim ve hazırladığımız karışımı süzelim.Tülbentte posa kalınca çamaşır sıkar gibi sıkın. Çünkü en yoğun renk sıkınca çıkıyor. Üzerine az az su ekleyerek renk vermeyi bırakana kadar sıkalım.

Afiyet olsun :)

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Çiğ Börek


Eskişehir denilince akla ilk gelen lezzet çiğ börek olmuştur. Hem lezzetli hemde enfes kokusu ile çiğ böreği artık evde yapmak bu tarifim ile çok kolay olacak. Eğer sende bugün ne yapsam diye düşünüyorsanız bu tarifimi denemelisiniz.


Çiğ Börek Malzemeleri:

  • 250 kg kıyma,
  • 1 adet soğan,
  • 1 çay kaşığı tuz,
  • 1 çay kaşığından biraz az karabiber,
  • ½ çay bardak su,
  • Hamuru için:
  • 4 su bardağı un,
  • bir tatlı kaşığı  tuz,
  • su
Çiğ Börek Hazırlanışı:
İlk olarak bir kabın içerisine un, tuz ve su ilave ederek, kulak memesi yumuşaklığına gelinceye dek karıştırarak hamuru hazırlayalım.Ardından başka bir kabın içerisine soğanları rendeleyerek, üzerine kıymayı, tuzu, karabiberi ve suyu ekleyip iyice karıştırarak iç harcımızı hazırlayalım.
Hazırladığımız hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak, yaklaşık 20 cm çapında daireler oluşturacak şekilde hamurları açmaya başlayalım.
Hazırladığımız harcı, daire şeklinde açmış olduğumuz hamurun yarısına ince bir tabaka halinde sürelim.
Hamurun boş kalan diğer diğer yarısını harcı sürdüğümüz tarafın üzerine kapatalım ve harcın dışarıya akmaması için çiğ böreğin kenarlarını bir tabak ya da kapatma tırtılı ile keselim. Ben genelde turtılı kesiyorum görünüşü de çık güzel oluyor her yerde bulabilirsiniz.
Hazırladığımız çiğ börekleri, daha önce derin bir tencerede kızdırdığımız yağın içerisine atarak, her iki tarafını  kızartalım.
Afiyet olsun :)

8 Mayıs 2015 Cuma

Doğuş Otomotiv Trafik Hayattır!

Araç kullanırken telefonla konuşmayın, hayatı susturmayın!
Çünkü Trafik Hayattır!

Hayatımızın en önemli unsuru haline gelen trafik güvenliği konusunda farkındalık yaratmayı hedefleyen ve örnek uygulamalar geliştiren Trafik Hayattır platformu iletişim faaliyetlerine ara vermeden devam ediyor. Toplumsal sorumluluk alanı içerisinde trafik güvenliğine öncelikli olarak önem veren Doğuş Otomotiv, Trafik Hayattır ile trafikte saygı kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyor.
Trafik güvenliği konusunda Türkiye’nin en istikrarlı kurumsal sorumluluk markası haline gelen Trafik Hayattır platformu 10 yılı aşkın süredir, çeşitli bilinçlendirme projelerini başarıyla yürütüyor.
Trafik güvenliğini ve yaya güvenliğini sağlamada en önemli unsurlardan cep telefonu kullanımına, farklı projeleriyle dikkat çeken Trafik Hayattır platformu, yeni bir animasyon yaparak ‘araba kullanırken cep telefonu ile konuşmanın’ dikkat dağınıklığına sebep olduğunu vurguluyor.
Cep telefonu kullanımı her geçen gün artıyor. Buna paralel olarak şehir içi kazalarında da artış söz konusu. Cep telefonu ile konuşmanın reaksiyonları %80 azalttığı gerçeğini göz önüne alırsak Trafik Hayattır bu konuya eğilerek doğru bir strateji uyguluyor.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Mayıs 2015 Pazar

Ev Yapımı Pizza



Eğer pizzayı seviyorsanız evde denemek istemez misiniz ? O zaman bu tarifim tam sizlik hem pratik hem lezzetli hemde kısa sürede enfes pizza hazırlamak sizin elinizde.

Ev Yapımı Pizza Malzemeleri:

Hamur için malzemeler:
  • 4 su bardağı un,
  • 1 çay bardağı sıvı yağ,
  • 1 paket  maya,
  • Bir miktar tuz,
  • Ilık su
Sos Malzemeleri:
  • 2 Yemek kaşığı domates salçası,
  • 2 Yemek kaşığı sıvı yağ,
  • 1 Çorba kaşığı kekik,
  • Pul biber,
  • Karabiber,
  • 1 çay bardağı su
Üst Malzemeleri ;
  • 10 dilim sucuk,
  • 2 adet sosis,
  • Siyah zeytin,
  • Yeşil zeytin,
  • Tane mısır,
  • Kaşar peynir,
  • Mantar,
Ev Yapımı Pizza Hazırlanışı:

İlk olarak hamurumuzu yapmaya başlayalım. Öncelikle mayayı küçük bir kaba koyalım ve çok az miktarda suyla karıştırıp iyice eritmeye başlayalım. Unumuzu yoğurma kabına alalım ve ortasını havuz şeklinde açalım.Unun kenarlarına biraz tuz serpelim ve un havuzunun ortasına suda erittiğimiz mayayı dökelim.Ardından sıvı yağı ilave edelim ve yavaş yavaş ılık suyu ilave edip pizza hamurunu yoğurmaya başlayalım.Yoğurma işlemini bitirince, pizza hamurunun üzerini kapatalım ve 10 dakika mayalandıralım.
Ardından sosumuzu hazırlamaya başlayabiliriz. Malzemelerimizi bir kaseye salçayı dökelim, sıvı yağı, pul biberi ve kara biberi dökelim. Tuzu da ekleyip hepsini iyice karıştıralım. Sosu hazırlama işlemimiz bittikten sonra pizzamızı hazırlamaya başlayalım. Mayalanmış pizza hamurunu açmaya başlayalım ve hafifçe yağladığımız tepsiye yerleştirelim. Pizza tepsisini, önceden ısıttığımız 180 dereceli fırına koyalım.
5 dakikaka sonra fırından çıkaralım ve hamurun üzerine sosu dökelim ve güzelce yayalım. Sonra, rendelenmiş kaşar peynirini, sucuğu, mantarı ve kullanmak istediğimiz bütün malzemeleri ekleyelim eğer başka malzemeler istiyorsanız onları da ekleyebilirsiniz ve 180 derecelik fırına tekrar atalım.
Pizzamızın piştiği zaman 2-3 dk dinlendikten sonra servis yapabiliriz
Afiyet olsun :)

1 Mayıs 2015 Cuma

Soğan Halkası Tarifi



Uzun süredir yapmak istediğim soğan halkasını bugün evde deneme fırsatım oldu. İlk başta yapımında korksamada oldukça kolay olan soğan halkası tarifimi sizinle paylaşmak istiyorum. Eğer siz veya ailenizdeki bireyler seviyorsa mutlaka evde yapmanızı tavsiye ederim hem daha sağlıklı hemde daha lezzetli olduğuna garanti verebilirim. O zaman tarifimiz için malzemelerimizi vermeye başlayım.

Soğan Halkası Malzemeleri:
  • 2 adet büyük beyaz soğan,
  • 1 su bardağı un,
  • 1 adet yumurta,
  • Yarım tatlı kaşığı kabartma tozu,
  • 1 çay kaşığı sarımsak tozu (isteğe bağlı),
  • 1 tatlı kaşığı tuz,
  • Biraz karabiber,
  • 1 su bardağı süt,
  • Yarım su bardağı mısır nişastası,
  • 2 su bardağı kadar çekilmiş kuru ekmek.
  • Kızartmak İçin:
  • Sıvı yağı.
Soğan Halkası Hazırlanışı:

İlk olarak soğan halkamızın hamurunu hazırlamak için bir kaba unu, kabartma tozunu, sarımsak tozunu, tuzu ve karabiberi koyup karıştıralım. Daha sonra yumurtayı ilave edelim ve karıştıralım.
Sütü ilave edip, karıştırmaya devam edelim kıvamı koyu ve akışkan olacak şekilde.
Soğanı yaklaşık 1 cm kalınlığında halka halka doğramaya başlayalım. Bu sırada başka bir kaba nişastayı koyalım. Soğanları önce nişastaya sonra daha önce hazırladığımız hamura ve son olarak çekilmiş kuru ekmeğe bulayıp bol kızgın yağda kızartmaya başlayalım.Soğan halkalarımız yemek için hazırlar.

Afiyet olsun :) 

29 Nisan 2015 Çarşamba

Supangle Tarifi



Bugün tatlı olarak supangle yapmaya karar verdim. Hem tadı oldukça lezzetli olan hemde yapımı oldukça kolay olan supangle sizde evinizde kolayca yapabilirsiniz.


Supangle Malzemeleri:
  • 3,5 su bardağı süt
  • 1 paket vanilya
  • 2 çorba kaşığı un
  • 4 çorba kaşığı kakao
  • 3/4 su bardağı toz şeker (1 su bardağından biraz eksik)
  • 1 çorba kaşığı tereyağı (ya da margarin)
Supangle Hazırlanışı:

İlk olarak bir tencerede süt, kakao, toz şeker ve unu çırpmaya başlayalım. Malzemelerimizi karıştırarak muhallebi kıvamına gelene kadar pişirmeye devam edelim. Tenceremizi ocaktan alarak vanilyayı ve margarini ekleyelim ve  karıştıralım. Hazırlamış olduğunuz supangleyi kaselere koyarak buzdolabında soğutmaya bırakalım. Soğuyan supanglenin üzerine hindistan cevizi, damla çikolata, fındık veya ceviz serperek servis edebilirsiniz. Eğer meyve severseniz meyvede ilave edebilirsiniz.

Afiyet Olsun :)

21 Nisan 2015 Salı

Sakızlı Muhallebi


Bugün sütlü tatlıların en enfesi olan sakızlı muhallebi tarifimi sizler ile paylaşmak istiyorum. Sütlü tatlıların yapımı oldukça kolay olması kadar tatları da enfes olmuyor mu ? Hemde üstüne tarçın içine sakız varsa bir başka oluyor. O zaman şimdi sakızlı muhallebi tarifimi paylaşıyorum.


Sakızlı Muhallebi Malzemeleri:
  • 1 litre süt
  • 6 yemek kaşığı un
  • 1 tatlı kaşığı tereyagı
  • 1 tatlı kaşığı damla sakızı
  • 1 su bardağı şeker
  • Süsleme için
  • tarçın
Sakızlı Muhallebi Hazırlanışı:
Tenceremizi sütü, unu, yağı, şekeri de ekleyip orta ateşte karıştırmaya başlıyoruz. Muhallebi kıvamına gelip koyulaşınca damla sakızını ilave edip 1 -2 dakika daha pişirdikten sonra ocaktan alıp servis kaselerine paylaştırıp tarçınla süsleyip servis yapabiliriz. Eğer sakızı bol istiyorsanız biraz daha fazla sakız katabilirsiniz.
Afiyet olsun :)

Sandal Köfte



Ana yemek olarak çok pratik yapabileceğiniz bir tarifimi sizinle paylaşmak istiyorum. Eğer köfteyi seviyorsanız bu tarifimi mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Köftenin garnitürle müthiş uyumu ile harika bir ana yemek ortaya çıkıyor.

Sandal Köfte Malzemeleri:
• 300 gram dana kıyma
• 1 Adet kuru soğan
• 1 Adet yumurta
• 2 Çorba kaşığı galeta unu
• 1 Tutam maydanoz
• Tuz
• Karabiber
• Kimyon
İç Harcı:
• 12 Adet taze mantar
• 2 Adet domates
•2 Adet sivri biber
• 1 Adet kuru soğan
•2 Diş sarımsak
• 1 Tatlı kaşığı salça
•Tuz-Karabiber
• Kekik
• 1 Tutam maydanoz
• Rendelenmiş kaşar peyniri

Sandal Köfte Hazırlanışı:

İlk olarak kıymayı karıştırma kabının içine alıyoruz. Yumurta az miktarda galeta unu, 1 tutam maydanoz,tuz, karabiber ve kimyon ilave edip karıştırmaya başlıyoruz.Ceviz büyüklüğünden biraz daha fazla şekilde kopartıp ve gondol şekli vermeye başlıyoruz.
Fırın kabının içine sandal köftelerimizi dizmeye başlıyoruz.Fırınımızın sıcaklığını 160 derecede yarı pişmiş kıvama gelene kadar kızartıyoruz.Ardından iç harcı için mantarları,kuru soğanı ve sarımsağı doğruyoruz.yeteri kadar su koyup karıştırıyoruz.Üzerine sivri biberleri ilave edip kavurmaya başlıyoruz.Daha sonra domates,salçasını, biberini, kekiğini ve suyunu ilave edip kaynatıyoruz. Harcımızı süzdürdükten sonra ve içerisine maydanoz doğruyoruz. Harcımızı köftenin içine dolduruyoruz. Üzerine ayırmış oldugumuz mantar suyunu koyuyoruz. Onunda üzerine rendelenmiş kaşar peyniri koyup 160 derecede pişiriyoruz.
İsterseniz hazır garnitür ile de iç harcını yapabilirsiniz son olarak üstüne kaşar ilave edebilirsiniz.
Afiyet olsun :)

17 Nisan 2015 Cuma

Sebzeli Börek Tarifi




Bugün menümde sebzeli börek var. Hem yapımı oldukça pratik olan sebzeli börek tadıda pek nefis oluyor. Börek sevenlere oldukça pratik bir tarifim eğer çalışıyorsanız yada çat kapı misafiriniz geldiyse bu tarifim tam sizlik. 


Sebzeli Börek Malzemeleri:
  • 3 adet yufka
  • 1 orta boy soğan
  • 1 orta boy patates
  • 2 orta boy patlıcan
  • 4 adet çarliston biber
  • 2 orta boy havuç
  • Tuz
  • Karabiber
  • Sıvı yağ
  • 1 adet yumurta
  • Haşhaş yada çörekotu
Sebzeli Börek Hazırlanışı:
İlk olarak soğan ve minik doğranmış biberleri sıvı yağda soteleyelim. Üzerine minik küpler halinde doğranmış patlıcan, havuç ve patatesimizi de ekleyelim. Tuz ve karabiberi de ilave ederek 10 dk kavuralım. Patates ve havucu isterseniz rendeleyebilirsiniz de ağıza tane tane gelmesini istediğim için küp doğradık. İç harcımız biraz soğusun ve diğer yanda yufkalarımızı üçgen keserek. Harcın içinde yağ kullandığımız için yufkaya tekrar yağ sürmüyoruz. Dilediğiniz miktarda iç harçtan koyarak böreğimizi yanlardan katlayıp yufka boyunca sarıyoruz. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsimize sardığımız börekleri dizelim. Üzerine 1 adet yumurtamızı fırça yardımı ile sürelim. Onun üzerine haşhaş,susam  yada çörekotu dökerek 200 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirelim.

Afiyet olsun :)

13 Nisan 2015 Pazartesi

Tuzlu Kek Tarifi



Kek denildiğinden sadece tatlı kekler mi geliyor şimdi bunun tam tersini yapıyoruz ve tuzlu kek tarifini sizlerle paylaşıyorum. Bu keki şiddetle tavsiye ediyorum. Eğer bir kere yaparsanız eminim bir daha bir daha yapacaksın hem pratik hemde tadı enfes güzel oluyor ve hemen tarifimi veriyorum.

Tuzlu Kek Malzemeleri:
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı lor peyniri
  • 1 çay bardağı kaşar peyniri
  • 1 su bardağı ince kıyılmış maydanoz, dereotu (yarı yarıya, isteğe bağlı)
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2,5 su bardağı un

Tuzlu Kek Hazırlanışı:
İlk olarak yumurta ve yoğurdumuzu karıştırmaya başlıyoruz. Ardından sıvı yağ,süt ve unu ilave edip karıştırmaya devam ediyoruz. Karışımıza peynirlerimizi,dereotu,maydanoz,tuz ve kabartma tozunu da ilave edip karıştırdıktan sonra önceden ısıttığımız 180 derecelik fırınımıza koyabiliriz. Ben tepsi olarak kek kalıbı kullanıyorum isterseniz fırın tepsinizi de kullanabilirsiniz.
Afiyet olsun :)

8 Nisan 2015 Çarşamba

Cupcake Yapımı


Bugün tatlı menümde cupcake var. Görünümü kadar tadı çok enfes olan cupcake hemde diğer keklere göre daha geç bayatlıyor. Görünümü ilede iştah açan cupcake yapılışını hemen anlatıyorum.

Cupcake Malzemeleri:
  • 2 yumurta
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 portakal kabuğu rendesi
  • 3 yemek kaşığı damla çikolatası
  • Portakal veya limon kabuğu rendesi
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket şekerli vanilin
  • 1, 5 su bardağı un
  • Üzeri için:
  • 1 paket vanilyalı veya kakaolu pasta kreması
  • 1, 5 su bardağı soğuk süt
  • Renkli şekerli süsler
  • Hindistan cevizi
  • Toz Antep fıstığı

Cupcake Hazırlanışı:

Cupcakemizi hazırlamaya başlayalım.  İlk olarak yumurtaları şekerle beraber beyazlaşana kadar çırpıyoruz. Sıvı yağ, süt ve portakal kabuğu rendesini de ekleyip 1 dakika çırpıyoruz. Kabartma tozu, şekerli vanilin ve unu ekleyip 1 dakika çırpıyoruz. En son olarak damla çikolatayı ekleyip kaşıkla karıştırıp cupcake kağıtlarına eşit şekilde paylaştırıyoruz.
170 derecede önceden ısıtılmış fırında 30-35 dakika pişiriyoruz. Piştikten sonra fırından çıkarıp uygun bir servis tabağına alıyoruz. Soğuduktan sonra pasta kremasını soğuk sütle çırpıp elde ettiğimiz kremayı sıkma torbasına koyup düzgünce cupcakelerin üzerine şekil veriyoruz. İstediğiniz şekerlemelerle renklerle süsleyebiliriz zevkinizi ve hayal gücünüze bağlı.
Afiyet olsun :)